26 yaşındaki Ukraynalı Troçkist Bogdan Syrotiuk’a karşı açılan davada, mahkeme tarafından talep edilen üçüncü bir dil uzmanı görüşü, iddia makamının “sıkıyönetim altında vatana ihanet” suçlamalarını daha da sarstı. Bu suçlamalarla mahkûm edilmesi halinde Bogdan, 15 yıl ile ömür boyu hapis arasında bir ceza alabilir. Bu son dilsel analiz, mümkün olduğu kadar çok sayıda potansiyel olarak zararlı ifade bulmayı amaçlamış olmasına rağmen Ukrayna ceza kanununun 111. maddesi kapsamındaki “sıkıyönetim altında vatana ihanet” suçlamalarını destekleyecek tek bir delil bile bulamadı.
Uzman görüşü, Bogdan’ın avukatları tarafından talep edilen ve Ukrayna’nın önde gelen kriminologlarından biri tarafından kaleme alınan bir raporun iddia makamının suçlamalarını tamamen çürütmesinin ardından istenmişti. Bu durum iddia makamını o kadar zor bir duruma soktu ki, mahkeme üçüncü bir uzman görüşü talep etmek gibi sıra dışı bir adım attı.
Son yıllarda binlerce işçi ve genci kovuşturmak için başvurulan bir madde olan “sıkıyönetim altında vatana ihanet” iddiasıyla açılan davalarda, bu tür dilsel raporlar büyük bir hukuki önem taşıyor. İddia makamı kendisini genellikle sanık tarafından yapılan açıklamaları analiz eden bu raporlara dayandırıyor. Çoğu zaman sanığın ifadeleri, “vatan haini” olarak mahkûm edilmelerini haklı çıkaracak şekilde yorumlanıyor.
Önceki iki raporda olduğu gibi, bu yeni 84 sayfalık rapor da Bogdan Syrotiuk tarafından yazılıp veya tercüme edilip Dünya Sosyalist Web Sitesi’nde (WSWS) yayımlanan 14 makale ve açıklamayı inceliyor. Bunlar arasında Bogdan’ın 2018’de eski Sovyetler Birliği topraklarında kurduğu Troçkist gençlik örgütü Bolşevik-Leninistlerin Genç Muhafızları’nın (YGBL) çok sayıda açıklaması, Bogdan’ın Ukrayna’daki faşizmin tarihi üzerine makaleleri, WSWS’nin savaş üzerine makaleleri ve Dünya Sosyalist Web Sitesi ile Sosyalist Eşitlik Partisi (ABD) başkanı David North’un açıklamaları yer alıyor.
Bu açıklamalarla ilgili Natalya Kondratienko ve Darya Krivençenko tarafından yapılan dilsel analiz, Bogdan’a yönelik zulmün temel dayanağını reddetmektedir. Uzmanlar şunları tespit etmiştir:
[Bu açıklamalarda] Ukrayna’nın ulusal güvenliğinin, çıkarlarının baltalanması, devlet yapısının tasfiyesi veya Ukraynalı kimliğinin yok edilmesi ve bilgi alanında parçalayıcı faaliyetlerin yürütülmesi; anayasal düzenin yıkılması veya devlet iktidarının ele geçirilmesi, Ukrayna’nın bölgesel sınırlarının değiştirilmesi, saldırı savaşı, askeri bir çatışmanın geliştirilmesi veya savaş propagandası yapılması yönünde doğrudan çağrılar bulunmamaktadır.
Daha sonra raporda, incelenen makalelerin hiçbirinin şunları telkin eden ifadeler içermediği belirtiliyor:
RF’nin [Rusya Federasyonu] Ukrayna’ya yönelik askeri saldırganlığının onaylanması... Ukrayna topraklarının bir kısmının geçici olarak işgal edilmesinin gerekçelendirilmesi, yasal olarak tanınması veya [işgalin] inkâr edilmesi [söz konusu değildir]; RF’nin silahlı saldırganlığını gerçekleştiren bireylerin, Rus silahlı kuvvetleri temsilcilerinin, yasa dışı askeri oluşumların, paralı askerlerin ve RF’nin işgal yönetimlerinin yüceltilmesi [söz konusu değildir]. RF silahlı kuvvetlerinin Ukrayna’ya karşı desteklenmesine yönelik bir propaganda [bulunmamaktadır].
Bu sonuç, Bogdan’ın “sıkıyönetim altında vatana ihanet” suçlamasıyla yargılanmasını temelinden sarsmaktadır. Ukrayna ceza kanunundaki ilgili madde, vatana ihaneti şöyle tanımlamaktadır: “Ukrayna’nın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve dokunulmazlığına, savunma kabiliyetine, devlet, ekonomi veya bilgi güvenliğine zarar vermek amacıyla bir Ukrayna vatandaşı tarafından kasten işlenen eylem: sıkıyönetim sırasında veya silahlı çatışma döneminde düşmana katılmak, casusluk yapmak, yabancı bir devlete, yabancı bir kuruluşa veya temsilcilerine Ukrayna’ya karşı yıkıcı faaliyetlerde bulunmalarında yardım sağlamak.”
Sonuç ayrıca, Bogdan’ın Rus hükümeti adına çalıştığını iddia eden ve Dünya Sosyalist Web Sitesi’ni Kremlin’in bir “enformasyon ajansı” olarak tanımlayan iddia makamının iddianamesini de reddetmektedir.
Raporun bu iddiaların hiçbirini destekleyecek delil bulamamış olması, raporun mümkün olduğunca çok sayıda potansiyel olarak zarar verici formülasyon bulma ve ifadeleri cezai kovuşturma konusu yapabilecek şekilde yorumlama çabasıyla yazıldığı açıkça görüldüğü için daha da dikkat çekicidir.
Sonuç bölümlerinde yazarlar şunu belirtmişlerdir: “Ukrayna devlet yapısını baltalamaya yönelik eylemler için doğrudan çağrılar olmasa da, bazı yayınlarda Rusya Federasyonu’nun Ukrayna’ya yönelik silahlı saldırganlığının gerekçelendirilmesi veya inkârı olarak değerlendirilebilecek ifadelerin yanı sıra Ukrayna liderliğinin ve demokratik süreçlerin hiçe sayılması gibi ifadeler bulunmaktadır.”
Rapora göre bu ifadeler, Şubat 2014’te Kiev’de meydana gelen olayların bir “darbe” olarak nitelendirilmesiyle ilgilidir. Ancak bu niteleme doğrudur: Seçilmiş bir hükümet —ABD ve AB’nin geniş mali desteğiyle— devrilmiş ve yerine, Ukrayna’nın dış politikasını temelden değiştiren ve 1945’ten sonra ilk kez bir neo-Nazi partisini (Svoboda) Avrupa’da hükümete dahil eden “çikolata oligarkı” Petro Poroşenko yönetimindeki bir rejim getirilmiştir. Darbe, Kırım’ın Putin rejimi tarafından ilhak edilmesini ve Doğu’da Ukrayna silahlı kuvvetleri ile Rusya destekli ayrılıkçılar arasında sekiz yıl süren bir iç savaşı tetiklemiştir.
Raporun, Bogdan veya WSWS tarafından 2014 olayları üzerine yapılan açıklamalardan herhangi birini olgusal bir temelde çürütmeye çalışmaması tesadüf değildir.
Rapor, Bogdan’ın Nazi işbirlikçisi Stepan Bandera’nın Ukraynalı takipçilerinin suçlarını belgelediği bir makaleye özel bir dikkat göstermektedir. Raporda bu makalenin hemen hemen her satırı vurgulanmıştır. Yazarlar, bu ve Ukraynalı Waffen-SS’lerin suçları üzerine bir başka makalenin “Ukrayna vatandaşlarının İkinci Dünya Savaşı sırasındaki Nazilerle karşılaştırılmasını” içerdiğini not etmektedirler. 2014 üzerine yapılan açıklamalarda olduğu gibi, rapor söz konusu açıklamaları çürütmeye bile çalışmamaktadır; bunun basit nedeni bu açıklamaların doğru olmasıdır. Ancak rapor, bu ifadelerin cezai kovuşturma için temel oluşturabileceğini öne sürmektedir.
Yazarlar ayrıca, YGBL’nin 2022 tarihli bir savaş karşıtı bildirisinde yer alan ve NATO’nun 2022 öncesinde Rusya’yı kuşatmasını Putin rejiminin yanıt verdiği bir provokasyon olarak tanımlayan bir bölümü vurgulamaktadırlar. Bildirinin tam metni raporda yer almasına rağmen yazarlar Putin rejiminin emperyalizmin baskısına verdiği tepkinin “gerici” olarak nitelenmesini görmezden gelmektedirler. Yazarlar NATO kuşatmasına veya Ukrayna’ya verilen NATO desteğine dair bariz gerçekleri de reddetmeye çalışmamaktadır. Benzer şekilde rapor, bazı makalelerin “Ukrayna’nın bağımsızlığını inkâr eden” ifadeler ve “Ukrayna Silahlı Kuvvetleri hakkında olumsuz değerlendirmeler” içerdiğini tespit etmektedir.
“Ukrayna liderliğinin ve demokratik süreçlerin hiçe sayılmasına” gelince; bir dizi büyük yolsuzluk skandalı, Zelenskiy’nin en yakın müttefiklerinden ve bakanlarından bazılarının, yüz binlerce Ukraynalının hayatına mal olan bir savaş boyunca utanmazca zenginleştiklerini ortaya çıkarmıştır. Bu ifşaatlar hükümeti sarsmış ve büyük bir kamuoyu tepkisine yol açarak, “Ukrayna liderliğinin hiçe sayılmasının” Ukrayna toplumunda yaygın olduğunu ve bunun haklı nedenleri olduğunu kanıtlamıştır.
Bu tür formülasyonların, Bogdan’ın ifadelerinin cezai kovuşturma gerekçesi olduğunu öne süren, yasal olarak görevlendirilmiş dil uzmanlarının raporunda kullanılabilmesi, Ukrayna’daki “demokratik süreçler” hakkında çok şey anlatmaktadır. Bu raporda ileri sürülen argümanlara dayanarak, Ukrayna’da sayısız genç ve işçinin “Ukrayna liderliğini” ve “demokratik süreçlerini” “hiçe saydıkları” ve NATO’nun savaştaki rolünü eleştirel bir şekilde dile getirdikleri için hapsedildikleri tahmin edilebilir. Bu insanların çoğunun düzgün bir hukuki savunmayı karşılayabilecek maddi gücü yoktur ve adil yargılanma olmaksızın mahkûm edilmişlerdir.
Bu son uzman görüşü, Ukrayna devletinin Bogdan’a yönelik kovuşturmasını iki anlamda daha da itibarsızlaştırmakta ve zayıflatmaktadır. Bu rapor, “sıkıyönetim altında vatana ihanet” ve Rus hükümetiyle işbirliği suçlamalarının asılsız olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır. Dil uzmanlarının “bulduğu” şeyler aslında “düşünce suçları”dır. Bu “suçlar”; Bogdan’ın, savaş ve emperyalist güçlerin rolü, Ukrayna faşizminin tarihi ve Ukrayna toplumunun durumu hakkındaki gerçeği söyleme cesareti ve Ukrayna ile Rusya’daki işçi sınıfının sosyalist birliğini savunan Marksist perspektifidir.
Bogdan’ın kovuşturulması, Ukrayna’da demokrasi olduğuna dair savaş propagandasına yönelik bir suçlama niteliğindedir. Bogdan, Troçkist olduğu için Kiev rejimi tarafından kasıtlı ve siyasi amaçlı bir zulme tabi tutulmaktadır.
Bu gerçek, mahkemenin rapora verdiği yanıtla da vurgulanmaktadır. Bu son uzman görüşünü inceleyen 18 Nisan’daki son oturumda mahkeme, Bogdan’ın tutukluluk süresini iki ay daha uzattı. Bu arada, mart ayında bir cezaevi komisyonunun kendisinin cezaevinde sağlanamayacak acil bir tedaviye ihtiyacı olduğunu tespit etmesine rağmen, halen diş tedavisi görmesi engelleniyor. Cezaevi dışındaki bir diş hekimi onu her an hasta olarak kabul etmeye hazırdır. Tek engel, cezaevi idaresinin uygun tıbbi bakıma erişmesini reddetmeyi sürdürmesidir. Tüm hapsedilme süreci gibi, tıbbi tedavinin bu şekilde reddedilmesi de Bogdan’ın insan haklarının ağır bir ihlalidir.
Bogdan’ın özgürlüğü için verilen mücadele, her şeyden önce siyasi bir mücadeledir. Acil olarak ihtiyaç duyduğu diş tedavisinin derhal sağlanması ve hukuksuz tutsaklığının sona erdirilmesi talebi, dünyanın her yerindeki işçiler ve gençler tarafından yükseltilmelidir. Bogdan’a özgürlük kampanyası, Ukrayna’da ve başka yerlerde siyasi mahpusların serbest bırakılması ve gelişmekte olan yeni dünya savaşına son verme mücadelesinin merkezi bir bileşenidir. Bu mücadeleye katılmak ve bağış yaparak destek olmak için buraya tıklayın.
10 Mayıs 2026
Daha fazlasını okuyun
- Putin rejiminin krizi ve tarihsel gerçek için mücadele
- Ukrayna devleti, tıbbi bakımı engelleyerek Bogdan Syrotiuk üzerindeki baskıyı artırıyor
- Uzman raporu Bogdan Syrotiuk aleyhindeki düzmece davayı çürütüyor: Bogdan’ın özgürlüğü için uluslararası kampanyayı büyütelim!
- Tutuklu Ukraynalı sosyalist Bogdan Syrotiuk’a özgürlük kampanyasını genişletelim!
