Moskova’daki terör saldırısında 3 kişi öldü, 21 kişi yaralandı

1 Ağustos 2026 Cumartesi günü, Moskova'nın merkezindeki bir restoranda el yapımı patlayıcı cihazın patladığı olay yerinin yakınında bir polis memuru nöbet tutuyor. [AP Photo/Pavel Bednyakov]

Moskova’da 1 Ağustos Cumartesi akşamı Balzi Rossi adlı lüks bir İtalyan restoranına düzenlenen terör saldırısında en az üç kişi hayatını kaybetti. Bu yazının kaleme alındığı sırada, 21 kişinin de çeşitli derecelerde yaralandığı bildirilmişti. Restoran, Kudrinskaya Meydanı’nda, Kremlin’e yürüyerek 30 dakikadan daha kısa bir mesafede yer alıyor.

Rus medyasında yer alan haberlere göre, bomba el yapımı bir patlayıcıydı. Kimliği belirlenemeyen bir kadın, 50 davetlinin katıldığı özel bir düğün resepsiyonunun yapıldığı restorana patlayıcıyı getirdi. Rus iş gazetesi Kommersant’ta yer alan bir haberde, kadının bir patlayıcı taşıdığından habersiz olabileceği öne sürüldü. Bomba, restoranın dışındaki bir güvenlik görevlisinin kadından hediye olarak teslim etmek istediği kutuyu açmasını istemesi üzerine uzaktan kumandayla patlatıldı. Patlama sonucunda kadın, güvenlik görevlisi ve bir ziyaretçi parçalanarak yaşamını yitirdi. Kadın restorana girebilseydi, ölü sayısının muhtemelen çok daha yüksek olacağı belirtiliyor. Kommersant patlamanın şiddetinin bir kilogram TNT’ye eşdeğer olduğunu ve düzeneğin metal bilyelerle desteklendiğini bildirdi.

Rus yetkililer, “vahşice bir terör eylemi” olarak nitelendirdikleri olayla ilgili soruşturma başlattı.

Yetkililer henüz Ukrayna’daki savaşla resmi bir bağlantı kurmamış olsa da böyle bir bağlantının bulunması kuvvetle muhtemeldir. Rusya’nın Şubat 2022’de NATO’nun kışkırtmasıyla Ukrayna’yı istila etmesinden bu yana, Rusya topraklarındaki terör saldırıları NATO-Ukrayna savaş stratejisinin kritik bir parçasını oluşturmuştur. Terör saldırılarında, aşırı sağın önde gelen isimlerinden Darya Dugina, birkaç general ve Kremlin yanlısı tanınmış gazeteciler hayatını kaybetti. Mart 2024’te Moskova’daki Crocus City Hall’a düzenlenen büyük terör saldırısında ise yüzü aşkın kişi öldürülmüştü.

Restoran bombalaması, Ukrayna’nın Rusya topraklarına yönelik uzun menzilli insansız hava aracı (İHA) saldırılarını ciddi şekilde artırdığı bir dönemde meydana geldi. Sadece Moskova’daki terör saldırısının yaşandığı gün, Rus yetkililer 743 İHA ve 15 hava bombası düşürdüklerini bildirdi. Takip eden 24 saat içinde ise 18 Rus bölgesi, Karadeniz ve Azak Denizi üzerinde 635 İHA daha düşürüldü.

Bu saldırılar, ABD’li bir şirket tarafından geliştirilen ve üretilen yapay zekâ güdümlü Hornet İHA’ları ile düzenlendi. Şirketin sahibi, 63,4 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin insanlarından biri olan, ABD ordu, istihbarat ve Demokrat Parti çevreleriyle güçlü bağlantıları bulunan eski Google CEO’su Eric Schmidt’tir.

Son iki hafta içinde Ukrayna, Rus çevrimiçi perakende devi Wildberries’in depolarını agresif bir şekilde hedef almaya yöneldi. Şu ana kadar Moskova, St. Petersburg, Belgorod, Volgograd ve Samara dâhil olmak üzere çeşitli bölgelerdeki en az 15 depo vuruldu veya tahliye edildi. 12’den fazla işçi hayatını kaybederken, onlarcası da yaralandı. Saldırılar, Ukrayna sınırından 1.300 kilometre kadar uzaklıktaki depoları vurdu. Alman Die Zeit gazetesine göre bu saldırılar; Rusya, Çin, Belarus, Kazakistan, Ermenistan ve Özbekistan merkezli şirketler tarafından üretilen malları ve şirketin depo alanının yaklaşık yüzde 20’sini imha etti.

Ukrayna ayrıca petrol rafinerilerini, limanları ve diğer enerji merkezlerini de hedef alarak Rusya içinde büyük bir yakıt krizine yol açtı. Dünyanın en büyük enerji ihracatçılarından biri olmasına rağmen Rusya, iç piyasadaki yakıt kıtlığını gidermek için petrol ithal etmeye başlamak zorunda kaldı. Saldırıların yol açtığı yıkım, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla birlikte dünya piyasasındaki petrol fiyatlarının da tırmanmasına katkıda bulundu.

Pazar günü, Rus yetkililerin bildirdiğine göre Ukrayna İHA’ları Karadeniz’de dondurulmuş gıda ve inşaat malzemeleri gibi sivil mallar taşıyan bir Rus konteyner gemisini batırdı. Bir İHA ise Udmurt Cumhuriyeti’nin kuzeyinde sivil bir araca çarparak üç kişinin ölümüne yol açtı. Biri çocuk iki kişi de hastaneye kaldırıldı.

Ukrayna’nın İHA savaşını yoğunlaştırması, cephe hatlarının büyük ölçüde tıkandığı ve savaş meydanındaki askerlerin bir yıpratma savaşına kilitlendiği bir döneme denk geliyor. Savaşta şimdiden yüz binlerce insan öldü, çok daha fazlası yaralandı ve sakat kaldı.

Savaşı cephe gerisinde tırmandırma stratejisi, savaşın temel amaçları açısından merkezi bir önem taşımaktadır: Putin rejiminin istikrarsızlaştırılması, nihayetinde devrilmesi ve eski Sovyetler Birliği bölgesinin tamamının parsellenmesi. Emperyalist güçler; Rusya ve Ukrayna dâhil diğer eski Sovyet ülkelerinin devasa enerji, malzeme ve insan kaynaklarını doğrudan kendi kontrolleri altına almayı hedefliyor.

Bu stratejinin Rusya’daki egemen oligarşi içinde ciddi gerilimler yarattığına dair işaretler var. Paralı asker lideri Yevgeniy Prigojin’in 2023’teki başarısız darbe girişiminden bu yana, bu çatışmaların çok azı gün yüzüne çıktı. Ancak temmuz ortasında, ülkenin en zengin adamlarından biri ve kritik Rus sanayi kollarının sahibi olan Andrey Melniçenko, uluslararası mali sermayenin en önemli yayın organlarından biri olan The Economist’te uzun bir makale yayımladı. Dışarıdan bir saray darbesi örgütlemeye çalışan ve açıkça NATO çizgisinde olan Mihail Hodorkovski gibi eski oligarkların aksine, yaklaşık 20,4 milyar dolarlık serveti olan Melniçenko, Kremlin yanlısı oligarkların çekirdek kadrosunun bir parçası olarak kabul ediliyordu. Putin ile bizzat görüşmüş olan Melniçenko’nun The Economist ile 60 saat boyunca Kremlin’in onayıyla mı yoksa onayı olmadan mı konuştuğu belirsizliğini koruyor. Ancak sonrasında herhangi bir yaptırımla karşılaştığına dair bir haber çıkmadı.

Melniçenko, “Rusya İçin Bir Plan” başlıklı uzun yazısında, Batı’nın Rusya’ya yönelik planlarının felaketle sonuçlanacağı —“anarşiye yol açacağı”, Rusya’nın Çin’e tabi bir devlete dönüşmesine veya Rusya’nın “dünyaya karşı kalıcı bir savaş durumuna” girmesine sebep olacağo— konusunda uyarıda bulundu. Bunun yerine Melniçenko, Batı’nın Rusya’nın “egemenliğini” tanıması, “uçurumun kenarından geri çekilmesi” ve müzakere yoluyla bir çözüme varması çağrısında bulundu. Melniçenko “Rus iş dünyasının” bu tür görüşmelere katılmaya hazır olduğunu belirtiyordu. The Economist şu yorumu yapıyor: “Zımnen, Bay Putin’in tek adam yönetimini bırakmasını ve yetkilerini devretmesini istiyor. Ancak demokrasiden bahsetmiyor.” The Economist, Melniçenko’nun makalesini ve dergiyle yaptığı uzun söyleşiyi, “kendisinin ve diğer kodamanların tiranlığa sürüklenişini izledikleri bir ülkedeki çürümeyi artık görmezden gelemediklerinin” bir işareti olarak niteledi.

Yine de Melniçenko gibi Rus oligarklarının asıl korkusu “tiranlık” değil, sosyal devrimdir. Rus oligarşisinin en temel kaygısı, emperyalizm karşısındaki “egemenlikten” ziyade, işçi sınıfı üzerindeki sınıf hakimiyetidir. Hem emperyalist boyunduruk hem de işçi sınıfının sosyal devrim tehdidi karşısında, en çok korktuğu şey ikincisidir.

Stalinist bürokrasinin 1917 Ekim Devrimi’ne karşı tepkisi, 1991’de Sovyetler Birliği’ni yok etmesiyle doruk noktasına ulaştı. Tarih, Rus oligarşisinin uykularını kaçırıyor. Rusya’nın 1905’te Japonya’ya karşı aldığı yenilginin ve Birinci Dünya Savaşı’nın devrimci çalkantılarla sonuçlandığını çok iyi hatırlıyorlar. 1917’deki işçi ve köylü hareketi, Lenin ve Troçki’nin yönetimindeki Bolşevik Parti’nin önderliğinde, tarihteki ilk işçi devletini kurmuştu.

İşçi sınıfı açısından bakıldığında, emperyalist güçlerin ve Rus oligarşisinin farklı kesimlerinin politikaları ve çıkarları doğrultusunda gelişen her türlü senaryo felaket habercisidir. Kendi iç krizleri eliyle sürüklenen emperyalist güçler, Avrasya kara parçasının büyük bölümlerinin kaynaklarını oligarkların eline bırakan bir çözümü kabul edemezler.

Ukrayna savaşı, emperyalist güçlerin dünyayı yeniden paylaşmaya çalıştığı ve giderek yayılan bir yangının bir parçasıdır. Rusya’daki işçiler bu savaşa ancak Ukrayna, Avrupa, Asya ve Amerika’daki sınıf kardeşleriyle birleşerek, emperyalizme ve bir bütün olarak kapitalist sisteme karşı çıkarak engel olabilirler.

3 Ağustos 2026

Loading